İ T İ R A F N A M E

Ana Sayfa » Yazarlar » İ T İ R A F N A M E
Paylaş
Tarih : 12 Kasım 2018 - 21:49

Çocuk yaşta, seni tanıdığımda sevgin kalbime dolmuştu. O saf ve çıkarsız sevginin bugün dahi tarifi yok.

Çocuk dünyamda en büyük kahramanım oldun. Senden daha güçlü kimse yoktu benim dünyamda. Çünkü sen çizgi romanlardaki kahramanlar gibi hayal ürünü değildin. Sen gerçek bir kahramandın. Sen bir milleti bitti dediği yerden ayağa kaldırmıştın. Sen milletini kendi canından daha üstün tutan olağan üstü bir kahramandın. Sen hayatını milletine adamıştın.

Bunları bugün daha iyi idrak ediyorum.

Lakin, çocuk yüreğimdeki o saf sevgiye rağmen seni tam anlamıyla tanımıyordum. Çünkü senin hakkında verilen bilgiler tamamen klişe bilgilerdi. Ana adın, baba adın, doğduğun yer, bitirdiğin okullar, girdiğin savaşlar, askeri kimliğin ve kurtuluş savaşının kronolojik süreci vb. Bu bilgilerin dışında hiçbir şekilde senin ile ilgili bilgi edinemedim. Öğretmenlerimiz Nutku okuyun diyorlardı ama kendileri dahi “Nutuk” isimli eserini okumamışlardı. Senin ile ilgili sorular sorduğumda adeta geçiştirme cevaplar ile iktifa ediyorlardı.

Gençlik yıllarıma geldiğimde, sana karşı sinsice yapılan saldırıları farkettim. Adeta sana karşı utanmadan dile getirilen nankörâne söylemler toplumda günden güne prim yapıyor ve sana karşı ciddi bir cephe oluşmaya başlıyordu. İşin en acı ve  kötü tarafı, senin bizleri emanet ettiğin öğretmenler arasında dahi bu sinsi cephenin içerisinde yer alanlar vardı.

Sana karşı yapılan gerçekle uzaktan yakından bağı olmayan o haksız saldırılar arasında cennet mekan anacığından tut da senin özel hayatına varana kadar aslı astarı olmayan her türlü insanlık, vicdan ve ahlaktan uzak iftiralar fısıltı şeklinde kulaktan kulağa yayılıyordu

Düşmanlar, öylesine iyi hazırlanmışlardı ki, biat kültürü ile yetişen ve maneviyatı ön planda tutan insanlarımızın zaafını çok iyi biliyorlar ve o cepheden saldırıyorlardı. Araştırmadan uzak saf yürekli insanlarımız ise bu ihanet cephesine  prim veriyorlardı. Toplumun ciddi bir bölümü, uzun metrajda projelendirilip sahnelenen bu sinsi oyunun bir parçası olmaya başlamışlardı bile.

Tüm bu yaşananlara karşı sana sevgisi olan kimi kişiler dahi bu saldırılara tam anlamıyla karşılık veremiyorlar, kendilerine yöneltilen profesyonelce hazırlanmış yalan ve iftiralar ile donatılmış soru şeklindeki saldırıları cevaplamakta acizlik içerisinde kalıyorladı.

Çünkü onlar da seni, sen olarak değil, sadece tarihte yer alan kronolojik sıralamalar ile tanıyorlardı. Bu ise içlerindeki kin ile günden güne büyüyen cephenin ekmeğine yağ sürüyordu.

Halbuki tüm bu saldırılara karşı koymak ve bu cephenin başını ezmek o denli kolaydı ki.

Seni tanıyabilmek ve anlayabilmek.

Evet !

Senin ile ilgili olarak öncelikle bilinmesi gereken en önemli şey ise senin de bir insan olduğundu. Senin de duyguların ve beşeri ihtiyaçların vardı. Sen de herkes gibi yiyen içen, seven ve sevilen bir kişiydin. Doğal olarak sevmeyenlerinde olacaktı ama kimler?

Kimdi bunlar ve neden sana karşı bu denli kindar vaziyetteydiler? Sana karşı bunca iftirayı nasıl yönlendirebiliyorlardı ? Soyları sopları nereden geliyordu bu insanların ve nasıl örgütlenebilmişlerdi ?

İşte tüm bunları anlayabilmek için ilk önce seni idrak edebilmemiz gerekiyordu. Lakin,  bırak seni idrak edebilmeyi biz seni gerçek anlamda tanımamıştık dahi.

Neden ? Neden seni tanıyamamıştık?

Yanlış olan neydi ?

Son nefesine kadar bu ülkeyi düşünen seni,  biz neden düşünemedik. Buna neden izin verilmedi ?

Peki şimdi durumumuz ne safhada ? Seni bugün idrak edebiliyormuyuz ?  Yoksa sadece birilerine muhalif olmak için mi senin ismini kullanıyoruz ?

Halbuki sen, esareti  akl-i selim’in kuvveti ile yok ederek, çevrendekilere, halkına hatta dünyaya Türk’ün gücünü, maneviyatını ve ikbali için gerekli olanları çok güzel bir şekilde anlatmış, izah etmiş, gerekli zeminleri hazırlamış ve yolu da göstermiştin.

Senin ilkelerin bugün dahi dünyanın birçok ülkesinde kabul görüp icra edilir ve ismin saygı ile anılırken, bu ülkede senin ismini ve ilkelerini kendilerince sinsi planlar ile silmeye kalkanlara cevaben senin tarihe geçen şu anlamlı cümleni kaleme almak istiyorum;

“Geldikleri Gibi Giderler”

Evet değerli büyüğüm, senin güvenerek bu vatanı emanet ettiğin bizler maalesef senin “Gençliğe Hitabeni” dahi anlayabilmiş değiliz.

Ancak hani senin, bu ülkenin istiklal ve cumhuriyetine göz dikebilecek olanlara karşı takınmamız gereken tavır ile ilgili olarak söylemiş olduğun çok güzel sözün var ya;

“Muhtaç Olduğun Kudret Damarlarındaki Asil Kanda Mevcuttur” , evet güzel insan, bu sözün dahi bizlerin yüreğinde bir şeyleri hareketlendirmeye yetecek bağlamda.

Senin yokluğunda, senin maneviyatını hissetmenin güçlü ve büyük onuru ile yazımı şu cümlem ile bitirmek istiyorum;

Evet Atam, bu ülke için ölümden ötesi şehadet olduğuna göre, senin inanç ve düşüncelerini idrak edip yaşantımıza geçirme gayreti içerisinde son kelimelerimi ülkemin seni seven insanları önünde saygıyla arz ediyorum.

NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE. Mekanın cennet olsun lütfen bizleri bağışla ve hakkını helal et çünkü biz seni idrak de biraz geç kaldık.

Saygılarımla.

Ziya Burhan Sönmez

Yirmibirinci Koğuş / 08.Kasım.2018

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

EDREMİTSPOR ŞAMPİYONLUĞUNUNU İLAN ETTİ

Körfez 1. Amatör Küme’de 1966 Edremitspor kendi sahasında Ayvalık Adaspor’u 4-0 mağlup ederek şampiyonluğunu ilan etti.  1966 Edremitspor,

BAŞKAN KAFAOĞLU’NDAN KÜÇÜKKAPDAN’A ZİYARET

Balıkesir Büyükşehir Belediyesinde görev yaparken; Kahramanmaraş’ın Elbistan İlçesi’nden Belediye Başkan Adaylığı için görevinden istifa

KILIÇ; “BU BİR GÖNÜL SEFERBERLİĞİDİR”

Cumhur İttifakı Edremit Belediye Başkan Adayı Av. Tuncay Kılıç, MHP Edremit İlçe Teşkilatı binasında basın toplantısı yaparak, seçim startını

Facebook Hesabınızla Bu Habere Yorum Yapabilirsiniz

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz